3 Nisan 2016 Pazar

ŞAKA GİBİ DOĞUMGÜNÜ

Sevgili arkadaşlar slm hepinize...

Göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden dolayı çok teşekkür ederim. Ben beni kimse sallamaz umursamaz diye düşünürken yazılarımdan etkilenen kişilerin nerdesin diye emailime gelen mesajlarıyla vay be dedim demek ki yazmayı bırakmamam gerekiyormuş.Beni de bu blog camiiyasında önemseyenler varmış dedim. Ve gerçekten çok mutlu oldum. Hepinize tek tek teşekkür ederim.

Evet sizlere yazamadığım zamanlarda ikocan ne yaptı acaba ?  Açıkçası çok yoğun zamanlar geçirdim. Malum ders çalışmalarım sıklaştı işyerinde yoğun bir hava içerisindeyim. Ve ne yazık ki ülkemizde olan can sıkıcı olaylar yüzünden biraz olsun kabuğuma çekildim. Maalesef ki onca acıya rağmen hepimizin tecrübe ederek öğrendiğimiz 3 kelime oluyor. HAYAT DEVAM EDİYOR... Evet ediyor yine patlama yaşanan yerlerde ufak ufak gezmeye başlıyoruz. yavaş yavaş metroya biniyoruz. Aslında ölümden gerçekten bir korkum yok ama sevdiklerimden ayrılmak olmasa. En acısı da bu değil mi? Ben en çok bana muhtaçlığı olan yavrumu bensiz bırakırım korkusu herkes gibi.. Bunları yaşarken işte yazmak aslında içimden gelse de elim varmadı. Sonra küçük bir kaza atlattık. Benim küçük kızımın kolu kırıldı. Allahtan kolay kaynayacak bir yerden kırıldı. Tabii ki çok üzüldük. Eşimde bende bu konuda hiç tecrübemiz olmadığından acemice yaşadık. Aslında çocuk bu olabiliyor ama işte gel gör ki bizim gözümüzün bebeği olduğu için onun canı yanarken benim ki daha fazla yandı. Ama neyi öğrendim ben büyümüşüm ya. Fakat benim kızımı dirençsiz sanardım. Gözümde o kadar pamuklara sarmışım ki bu olayda onun ne kadar yaşına göre olgun acılara dirençli olduğunu gördüm. dediklerimize harfiyen uydu. okula gidip gelir hale geldi. Ve öyle akıllı ki nazarlardan saklasın. Anne ben kendime ne yaptım dedi. Ben ise hemen ne iyi gelir neler yapmalıyı mı araştırmalar. Paça çorbası bile yaptım. haşlamalar etler mercimekler ve aklınızda bulunsun en iyisi paça çorbası ve jelibon :) çok komik ama jelibon çok iyi geliyormuş.

ilk 3 gün havada gezdirdiğimiz elimizde hep bir şişlikle karşılaştık. 4. gün götürdük yine hastaneye eli aşağı indirmişsiniz dedi ya arkadaş çocuk uyurken bile elini indirmedi. Neyse söyleyen doktor arkadaş bize lütfedip buz tedavisi yapmamızı önerdi. Kırık ödem yaparmış ve başından söylemeleri lazımdı buz tedavisinin yapılmasını. Neyse umarım bu yazım çoğu benle aynı şeyleri yaşayanlara rehber olur inşallah. Ağrımız çok olur dediler ama çok şükür hiç ağrımız olmadı ilk alçıya alındığı gün yaşadık oda geçti. Şimdi tek derdimiz kaşıntı. Kimileri kaşıntı için alçı dese de kimisi de geçiyor iyileşiyor diyor. Her neyse bu da bir sınavdı ve çok şükür atlatmak üzereyiz. ve hiç isyan etmedim ve hep şükür ederek geçirdim. Tabii bu arada derslerden geri kaldı napıcaz derken okul watsup grubunda öğretmene özel ders için soru sorulduğunu okudum tabii hemen öğretmenimize watsuptan yazarsın. haftada 2 saat aylık belli bir ücret karşılığında olsun kızımdan önemlimi hemen dedim büşracım bizede gel. derslerden geri kalma işinide hallettik. Allahtan öğretmeni erkekti bu öğretmende yeni gelmişti. ortalama 1 ay olmuş. Gencecik bıcır bıcır bir kızcağız. Rabbim o kadar denk getiriyor ki hep derim şükür ettikçe şükür edecek şeyler çoğalır diye. Boşuna söylenmemiş bu söz...

Bunun yanı sıra cuma günü doğum günümdü. Valla bu sene enteresan girdik. :))) sabah mahmurluğu otobüse bindim. Allahım akbili basıyorum basıyorum çalışmıyor 2 saniye sonra DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN demez mi biyonik kadın ben şok ve utandım :))) bütün otobüs öğrendi ya. Tüm gün bedavaymış bana bak hele bak. Güzel bir uygulama. Burdan İETT ye bolca teşekkür ederim. Ofise geldim.Bilgisayarımı açtım klasik. Anaaammm Google pastalarla yazılmış dedim herhalde önemli birinin doğumgünü mousela üstüne gittim bir de ne göreyim DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN İLKNUR yazıyor. Aaaa yok artık dedim Google nerden biliyor 1 nisan diye bana şakamı yapıyorlar acaba dedim. Otobüste düşünmedim değil ilk anda düşünseniz makine kutluyor şoför pasta çıkarıyor yolcular alkışlıyor falan hoş olmaz mı :))) biz buna akbil too doğumgünü diyoruz :)))) meğersen Google+ ya üye olduğum için ve benim şifre ile girdiğim Google açık olduğu için gördüm. oturumu kapatınca görünmüyor. Sonra arkadaşlarım facebook kutlaması yeğenlerim videolar çekip yollamış birisi sabahtan duygu yüklü mesaj atmış. İnsan ne kadar da olsa duygulanıyor sevildiğini bilmek çok güzel bir duygu. Ardından arkadaşlarım eve gelip sürpriz yaptılar. Eşime gelince garibim ne yapacağını şaşırdı geceden kutlamalara başladı zaten. müzik paylaşmalar mı dersin iyi ki varlar iyi ki tanımışım hepsini. iyi ki hayatımdalar. O kadar güzel insanlar biriktirmişim ki. Hiçbir hediye yerini alamaz. Tabii ki benim için en önemlisi kızımın kolu. Hepsinin sağlığı.

Ve yeni yaşıma ne güzel sürpriz ve sınavlarla girdim. Hayatta herşey ama herşey sınav değilmi? aldığımız nefesten tutunda aklımızdan geçen düşüncelere kadar. Tekrar Rabbime şükür ederim. Elim tutuyor ayağım tutuyor. Sevdiklerim yanımda küçücük şeylerle mutlu olmasını biliyoruz. Evimizde herşeye rağmen kahkahamız eksik olmuyor rabbimde eksik etmesin. Kendimizle oturup dalgada geçiyoruz. gülüp eğlenecek bir çok bahane buluyoruz. Sarılmak için beklemiyoruz. Haa bu arada bu kol kırılma mevzusunda öğrendiğim bir şey daha oldu. Eşimle ben her acımızda her sınavımızda dahada birbirmize yakınlaşıyoruz. Gerçekten aile olmuşuz ki yaralarımızı beraber sarıyoruz. ikimizin can parçası mevzu bahis olunca ikimiz dört elimizle sarılıyoruz. Önemli olanda bu zaten.

Tek üzüldüğüm bu son zamanlarda annemin olmayışı. Kendi kendime geceleri kızım için koluna bakmaya uyandığım her saatte düşündüm. Annemle konuştum. Anne dedim senin üzerine titrediğin o küçük kız o kadar büyüdü ki nelere göğüs geriyor. Aklına gelirmiydi ilknurun oturup terbiyeli paça çorbası yapacağı :))) vallahi yaptım gerçi derdin ya sen istersen TEKEDEN süt çıkarırsın diye unutmuşum bu sözünü. Eskiden kendime bu kadar güvenmezdim. Ama artık gerçekten neler yapabildiğimi gördükçe kendime olan güvenim yerine geldi. Rabbime binlerce şükür. Kendi kendime çok şeyin üstesinden gelmeyi becerebildiğimi gördükçe daha da güçlendim. Evet yeni yaşım bana böyle geldi hoşgeldi.Her yaşın kendine özgü güzellikleri var. Yaşlanmak kimse istemez genelde. Ama kimse genç kalamayacak. Herkes mutlaka bu merdivenleri tırmanacak. Kimse şimdi bulunduğu yaşında saymayacak. Önemli olan geride ne kadar güzellikler biriktirdiğin. O zaman inanın korkacak bir şey olmayacak. yaşlanmaktan korkmanın en büyük nedeni ölüm korkusu çünkü. Eğer verilecek büyük hesapların yoksa. Ve ardında Allahın kurallarına uygun bir ömür geçirdiysen ve musalla taşına yattığında senden herkes gönülden ağızdan değil ama gerçekten gönülden helalleştiyse tek korkun sevdiklerini kalan zamanlarında yalnız bırakmak olur. Yoksa diğer tarafta yine buluşacağız.

Evet kısaca Hayat Devam Ediyor. O yüzden kimse umudunu yitirmesin. Bakın insanlar yine sokaklarda. Yine alışverişte. Herşey kaldığı yerden devam etmekte. Ama lütfen olanları unutmayalım körü körüne. Benim canımı en çok acıtanda ölen şehitlerimizi unutmaları insanların. Hiç uğruna gidiyorlarmış gibi geliyor. Anaları babaları kadar kimsenin canı yanmaz tabii ki. Artık herkes eceliyle yaşlanarak ölsün. Kör kurşunla değil, Dayak yiyerek değil, Savaşarak değil. Umarım anlatabilmişimdir. Yaz gelirken güneş yavaş yavaş ülkemize yüzünü gösterirken artık karanlıklar aydınlığa dönsün. Artık güzel konulardan bahsedelim. Ne bilim mesela abuk subuk dedikodular yapalım. Ciddi konuları gerçekten konuşmayalım.Olup ta konuşmamak değil ama olmayıp ta konuşmamak demek istediğim. Ben işte pastamı üflerken gözümü yumumup bunları diledim.

Kendinize iyi bakın. Bir daha merakta bırakmayacağım.Tüm mesaj atanlara teşekkürler tekrar. Herşey gönlünüzce olsun.

Takipte kalın..Hoşça kalın..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BİSMİLLAH

                                  Hep (Bugün yeni bir  Gün ) diyerek başlıyorum..Ama hep eski gün oluyor.. Hayatımda bazı olmaması gereken ş...