24 Şubat 2017 Cuma

minimalizm varan1



Evettt hazırlıklarına yaptığım yazı serime hoşgeldiniz..


                     Geçen yazımda belirttiğim üzere MİNİMALİZM  ile ilgili detaylı yazı hazırlayacağımı söylemiştim. Bununla ilgili mesajlarda aldım. Hadi yazını heyecanla bekliyoruz. Merak ediyoruz gibi ilgili mesajlarınıza çoook teşekkürler..
                     
                      Sizi bekletmeden yazıma başlamak istiyorum..


  MİNİMALİZM NEDİR ?


                     Minimalizm kısa ve öz olarak sadecilik yani yalın yaşamak demek. Ama hemen hemen her konuda..

              Şimdi küçük örneklerle başlayayım. Örneğin işe gidiyorsunuz ve haftanın 5 günü çalışıyorsunuz ve kombinasyonla ilgili düşünürsek giydiğiniz kıyafetler iki elin 10 parmağını geçmez.. Öyle değil mi? Haftasonu ise bir kot bir tişört yada bluz giyip geziniyoruz ohhh rahat.. Peki ortalama bütün bir hafta boyunca 1 etek 1 pantolon 1 jean ve üstüne uyduracağımız 3 parça kıyafete ihtiyacımız varsa neden 6 kapılı gardırop yetmiyor ?

              Cevap : Basit aslında ( kapitalizm) bilinçsizce alışveriş duygusu. kombine etmeyi düşünmeden tek parça kıyafet almak eve gelip uygun kıyafet bulamamak..Gibi gibi...

bu size küçük bir örnekti.. İşte minimalizm temel amacı sadeleşmek. Her anlamda evinizde bulunan sadece ihtiyacınıza yönelik ve sadece severek devamlı kullandığınız her türlü eşyayı bulundurmak. Ne kadar çok eşya o kadar karmaşa demek..


              Peki minimalizm bizim hayatımıza ne gibi faydaları var diyeceksiniz. En başta kafanız rahatlayacak. Ekonominize büyükçe katkı sağlayacak,vakit kazandıracak ve daha mutlu olacaksınız desem denemek istemez misiniz ?

             Bununla ilgili yazılmış çok yararlı kitaplar var. Youtube da videolar. Yararlanabilirsiniz..

NEREDEN BAŞLAYACAĞIZ ?... diye sorduğunuzu duyar gibiyim.


 Zaman yaratın. Bir deftere çizelge yapın. Tek tek yazın mesela..


1- Bütün gün kıyafetlerinizi eleyin. Ortalama 6 aydır giymediğiniz kıyafetler ile başlayıp iç çamaşırlarınıza kadar elemenizi sürdürün. İç çamaşırlar hariç diğerlerini bağışlayın. Çok değerli olanlar varsa satabilirsiniz bile.. Ama sadece gerçekten giyeceğiniz kadarını bırakın. Sadeleşin.Belki giyerim demeyin.Zayıflarsam giyerim yok kilo alırsam giyerim. İnanın giyilmiyor ihtiyacınız olursa gider yenisini alırsınız..

2- Tüm çekmecelerinizi gözden geçirin. kullanmadığınız işinize yaramayan neler çıkacak o çekmecelerden siz bile şaşıracaksınız...

3- Ayakkabı dolabınıza uğrayın.Bakalım orada atılmaya, satılmaya ,verilmeye değer neler var. Belki yenisini almayı düşündüğünüz ayakkabı varken bir bakmışsınız unuttunuz yepyeni ayakkabılar orada sizi bekliyor.

4- Kolleksiyoncu değilseniz biblo felan almayın yazık tek tek onların tozuyla uğraşıyorsunuz. Ben evlenirken modaydı gümüşlük almak.Aldığımda da zaten içine fazla birşey koymadım ama şimdi bile bana göre saçma neden derseniz gereksiz yere duruyor ordaki bardak çanak koy rafına misafiri bekleme kullan.. Ben öyle yapıyorum artık..
         

                     Evet şimdilik bu kadar diğer yazımda görüşmek üzere..Diyerek heyecanlı yerinde bırakıyorum. Hadi iyi geceler. Dediklerimi bir düşünün derim :)


Takipte kalın..Hoşça kalın..


















17 Şubat 2017 Cuma

GÜNEŞİ GÖRDÜM..


Günaydın herkese ve hayırlı cumalar...

                     Her ne kadar günlerdir karanlıklarda yaşasakta bugün ofis penceremden gözümün içini aydınlatan güzel bir güneşin doğuşu var. Rabbim ne güzelde yaratmış. Dimi Rabbim neylerse güzel eyler...


                     İçinde bulunduğumuz ülkemiz ve dünyanın geneli içinde durum bu işte.. Her ne kadar umutsuzca düşünsekte karanlık gecenin sabahı olmadı mı? ya da kışların ardından bahar gelmedi mi? Elbette geldi.. O halde umut ekelim.. Dualar edelim bugün hele daha bir bol dua edelim. Bugün kendimiz için özel dualar etmek yerine hepberaber ülkemiz için edelim. Dünyamız için edelim. Ve İnsanlık için edelim. İnsanlar için demiyorum bakın İNSANLIK  diyorum karıştırmamak gerek. İnsanca düşünse herkes dünyamız ne kadar yaşanılası bir yer olur. Elindeki paylaşmayı bilse,hep bana hep bana demese, ne aç kalır ne de yoksul..
 
                  Üzgünüm belki benim bloğum


da makyaj paylaşımları yada ürün paylaşımları görmeyi daha çok isterdiniz..Ama maalesef ki benimde artık aklım başıma geldi.. Hepimiz tüketmekte üstümüze yok. Oysa ki dünyanın kaynakları sınırlı.. Bence paylaşmayı öğrenmeli,tüketimi azaltmalı ve daha yaşanılası dünya için elimizden ne geliyorsa mutlaka yapmalıyız... Hayvanlardan korkuyor olabilirsiniz ama onlar için bir kap yemek veya biraz su bırakabilirsiniz. Hele ki şu aralar kış olduğu için yemeğe daha çok ihtiyaçları var.. Onlar için hayvansever insanların yaptığı küçücük evlere dokunmayın ya da dokunmalarına izin vermeyin. Onları da Rabbim yarattı ve inanın her bir canlının bizimle bu dünyada yaşarken mutlaka bir görevi var. Ve onlarla ilgili bizim görevimiz bu dostlarımızı koruyup kollamak. Ağızları var dilleri yok. Hadi bugünden başlayıp dünyamız için birşeyler yapalım..


                Mesela...

* Çiçek yetiştirin..
* Ağaç dikin...
* Hayvalara su ve yemek bırakın...
*İsraf etmeyin..
* Tüketeceğiniz kadar sebze meyve alın...
* Çöpleri dönüştürülecek şekilde ayrıştırmaya çalışın..

Gibi gibi..  Daha bu çoğaltılabilir.. Gerçi MİNİMALİZM ile ilgili bir yazı hazırlıyorum. Bitince yayınlayacağım aklımda merak etmeyin..

Şimdilik hoşça kalın.Takipte kalın..

Güzel güneşli huzurlu günler hepimize...