29 Ocak 2016 Cuma

ÇOCUKLUĞUM VOL.1


Slm en hayırlı cumalarınız olsun.


Bugün biraz dertliyim. Ama hiç öyle bir problem olduğundan değil. Ben hep perşembeleri otomatik ruh halim böyle.


Yazacaklarım çocukluğumdan bir kuple. Hayatımın en karmaşık en yoğun ve en çabuk olgunlaşmak zorunda kaldığım yıllarım. O kadar çok şey yaşadım ki.Sayfalar dolusu kitaplar. Saatler süren filmler gibi olur. Eminim içinde çocukluğu benim ki gibi olanlar vardır.

Herkesin derdi kendine büyük maalesef ki. Dedim ya çok çabuk büyümek zorunda kaldım diye.  Daha önceleri de bahsetmiştim benim çocukluğum cihangirde geçti. Hem en kötü Hemde şuanda hala özlemle andığım yıllarım. Kötülerini inanın hatırlamak ve sizide üzmek istemiyorum. İyilerini anlatmayı yeğlerim.Ortalama 4 yaşlarında taşındık biz cihangire. Babamın öldüğü zamanlardı. Annem canım annem. Hayatı roman olur. O da 8 yaşında üvey anneyle büyümüş. Deli bir üvey annesi varmış. 11 yaşında okuldan alıp evlendirmişler. neyse üzmeyeyim annemin çileli hayatıyla sizi birgün anlatırım. Fakat annem benim herşeyimdir. hayatımda görüp görebileceğim en güçlü kadın. Neler çektiğini aklım erdiğinden beri bilmesem inanmayabilirim. Kısacası okumamış ama kendini bir şekilde yetiştirmeyi başarmış. Geri kalmamış bir kadındı. Bir kadın olarak İstanbul gibi bir yerde iki çocuk yetiştirmek dul kalmak ne kadar zor tahmin edebilirsiniz.

Abim Tam bir ergen yaşlarındaydı. Ve gerçekten çok zeki bir adamdı. Zekasını iyi birşeylere kullandığında insanların ağzı açık kalırdı. Bilgisayarın assemple dilini bile kendi başına çözen. Elindeki hertürlü elektronik malzeme ile aklınıza gelemicek mucitler çıkaran. Bilime çok meraklı.meraklı olduğu kadarda yanında benide yetiştiren. Yani hala daha evde bişey bozulsa küçüklükten bu yana alışkanlık ben tamir ederim. Tamir etme işlerini çok seviyorum. İnsanlar tamir ettiğim şeyler alakalı ( nasıl becerdin ) diye şaşkın gözlerle bana bakması hoşuma gidiyor. Herneyse çocukluğumda ben hep yabancı müziklerle büyüdüm. İnanın sezen aksu'yu zerrin özeri arada duyar dinlerdim. Ki o da arkadaşlarımdan duyduklarım.Abimin bir odası vardı ve heryerde posterler yazılar renkli ışıklandırmalar bildiğin disko mübarek.

Allahım o odaya girer. Saatlerce dans eder. dans eder. Sonra gelir yemek yer. Televizyon izler. Bilgisayarı kurar ki o zaman hayatımızın ilk adımı commodore 64 vardı.
loading...

Neyse günlerden bir gün. ya 8 yaşımdaydım ya da 9 . TRT 3 yeni açıldığı zamanlardı sanırım 1989 ve'' televizyonda yabancı bir film var akşam '' onu seyredelim dedi abim.

MOR YAĞMUR ( PURPLE RAIN ) PRİNCE allahım bu film ve müzikleri beni bir etkiledi anlatamam. Hayatımda ilk defa abimi ağlarken gördüm.O gaddar sert tavrının arkasında aslında duygusal yüreği vijdanı olduğunu yeni görmüştüm.Gitti hemen unkapanından  purple rain soundtrack almaya. Ve ne zaman morali bozuk olsa 3 tane dinlediği şarkıcı vardı. Tabii başta bu şarkı sonra SNAP  believe in it  ve UB40 impasibble. Arkadaşlarıyla aralarında tuhaf bir dil konuşurlardı.Bende dinleye dinleye çözmüştüm.:)))) ama söylemezdim anladıklarımı. Birgün aynı dilde soru sorulunca ben salak cevap verdim. aynı dilde bunlar şok oldu.VE bir daha yanımda konuşmadılar :)))))

Yaşanılanlar bana kalsında. İyi ki ailem bu kadar renkli anormal miş. Şimdi çocuğuma anlattığımda yada aile arasında yavuz abimden bahsedecek o kadar çok anımız var ki. Ve abimi anlatırken insanların onu hala hayranlıkla anlatması ve benim ona en yakın kişi olmam tuhaf bir şekilde beni gururlandırıyor. Seviyorum deli abim seni.

Kısa bir kaç anı anlatayım. Bir gün elbirliği ile evi yakıyorduk :))) tutturdu ya baccc ( bana böyle derdi  BACCC ) gaz sobasındaki gazla suyu karıştırsak yanar mı. Bendeki cvp ( bilmem abi  ) hadii dökeriz kalın demir tepsiye gaz yağını üstüne su ateşi bir attık :)))) etraf kara dumanlarla çevrildi.Yanacaz o zamanlar su kesintileri yüzünde anneciğim tedarikli kadın küveti suyla doldurur ordan kullanırdı. Abim hemen suya bataniyeyi batırıp tepsiye kapatması bir oldu. Çok şükür yanmadı ev ama duvarlar heryer yüzümüz felan is içinde simsiyah kaldık.

Bir günde kasete sesini çekmiş :)) İLKNURRR BEN ŞEYTAN GELDİM ABİNİ ÖLDÜRDÜM HAHAHAHAHAHAH   allahım dedim sen yaptın abi. AAA birde bir baktım. Sen git salçayı sür kalbinin üstüne bıçağıda üzerine tutarak mutfaktan geldi ağzından köpükler dökülüyor. ben tabii hemen inandım gördüklerime ağla ağla abi ölmeeeee ne olur ölmeee kalktım ambulansı arayacakken şakaaa dedi. Allahım ne helak olmuştum.

Canım abim annem nurlar içinde yatın. Çok özledim sizi ama kader işte birgün elbet biraraya gelcez oturup fani dünyadakileri konuşup gülcez inşallah.

Bugünlük bu kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Takipte kalın..Hoşça kalın...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder