30 Ocak 2016 Cumartesi

SELÜLİTTE NEYMİŞ PEHHH..

 
Ne kadar güzel bir cumartesiii Slm bu arada  herkese..
 
Haftasonunu çok seviyorum.Tabii kim sevmez ki :) Toparlanmak, kitap okumak, düzene girmek ve dinlenmek için iyiki haftasonu var.
 
Sizlere selülit için SEPHORA'dan aldığım yardımcımı tanıtayım. Bunu indirimden aldım.  %50 indirimle 23 tl. ye geldi. Ama gayet kullanışlı ele oturması ayrıca döner yerlerinin daha doğrusu sert plastikten olması diğer selülit için aldığım ürünü çöpe attırdı.Gerçi bitirdiğim ürünlerin arasında sizinle vedalaşmayı bekler vaziyette. O da çok iyiydi fakat tek dez avantajı içinde bulunan dönen topları demirdendi ve yıkayınca maalesef paslandı. Ama bu ürünü duşta bile kullan sıkıntı sıfır. Selüliti başlarından zaptı raptı almak lazım her zaman.Benim özel kürlerim var.Ve çok şükür selülitte neymiş dedirtir bir bacağım var. Ama olmadığı olmayacağı anlamına gelmez dimi. Tedbir senden teyemmüm Allahtan. Bu arada sıkılaştırıcı olarak ürün şu anda biberiye yağını kullanıyorum. Süper bacaklar için. Tavsiye ederim.
 
Bir yazınında sonuna geldik. Yeni bir yazıda buluşmak üzere...
 
Takipte kalın.Hoşça kalın..

29 Ocak 2016 Cuma

SNAP - Believe in it

ÇOCUKLUĞUM VOL.1


Slm en hayırlı cumalarınız olsun.


Bugün biraz dertliyim. Ama hiç öyle bir problem olduğundan değil. Ben hep perşembeleri otomatik ruh halim böyle.


Yazacaklarım çocukluğumdan bir kuple. Hayatımın en karmaşık en yoğun ve en çabuk olgunlaşmak zorunda kaldığım yıllarım. O kadar çok şey yaşadım ki.Sayfalar dolusu kitaplar. Saatler süren filmler gibi olur. Eminim içinde çocukluğu benim ki gibi olanlar vardır.

Herkesin derdi kendine büyük maalesef ki. Dedim ya çok çabuk büyümek zorunda kaldım diye.  Daha önceleri de bahsetmiştim benim çocukluğum cihangirde geçti. Hem en kötü Hemde şuanda hala özlemle andığım yıllarım. Kötülerini inanın hatırlamak ve sizide üzmek istemiyorum. İyilerini anlatmayı yeğlerim.Ortalama 4 yaşlarında taşındık biz cihangire. Babamın öldüğü zamanlardı. Annem canım annem. Hayatı roman olur. O da 8 yaşında üvey anneyle büyümüş. Deli bir üvey annesi varmış. 11 yaşında okuldan alıp evlendirmişler. neyse üzmeyeyim annemin çileli hayatıyla sizi birgün anlatırım. Fakat annem benim herşeyimdir. hayatımda görüp görebileceğim en güçlü kadın. Neler çektiğini aklım erdiğinden beri bilmesem inanmayabilirim. Kısacası okumamış ama kendini bir şekilde yetiştirmeyi başarmış. Geri kalmamış bir kadındı. Bir kadın olarak İstanbul gibi bir yerde iki çocuk yetiştirmek dul kalmak ne kadar zor tahmin edebilirsiniz.

Abim Tam bir ergen yaşlarındaydı. Ve gerçekten çok zeki bir adamdı. Zekasını iyi birşeylere kullandığında insanların ağzı açık kalırdı. Bilgisayarın assemple dilini bile kendi başına çözen. Elindeki hertürlü elektronik malzeme ile aklınıza gelemicek mucitler çıkaran. Bilime çok meraklı.meraklı olduğu kadarda yanında benide yetiştiren. Yani hala daha evde bişey bozulsa küçüklükten bu yana alışkanlık ben tamir ederim. Tamir etme işlerini çok seviyorum. İnsanlar tamir ettiğim şeyler alakalı ( nasıl becerdin ) diye şaşkın gözlerle bana bakması hoşuma gidiyor. Herneyse çocukluğumda ben hep yabancı müziklerle büyüdüm. İnanın sezen aksu'yu zerrin özeri arada duyar dinlerdim. Ki o da arkadaşlarımdan duyduklarım.Abimin bir odası vardı ve heryerde posterler yazılar renkli ışıklandırmalar bildiğin disko mübarek.

Allahım o odaya girer. Saatlerce dans eder. dans eder. Sonra gelir yemek yer. Televizyon izler. Bilgisayarı kurar ki o zaman hayatımızın ilk adımı commodore 64 vardı.
loading...

Neyse günlerden bir gün. ya 8 yaşımdaydım ya da 9 . TRT 3 yeni açıldığı zamanlardı sanırım 1989 ve'' televizyonda yabancı bir film var akşam '' onu seyredelim dedi abim.

MOR YAĞMUR ( PURPLE RAIN ) PRİNCE allahım bu film ve müzikleri beni bir etkiledi anlatamam. Hayatımda ilk defa abimi ağlarken gördüm.O gaddar sert tavrının arkasında aslında duygusal yüreği vijdanı olduğunu yeni görmüştüm.Gitti hemen unkapanından  purple rain soundtrack almaya. Ve ne zaman morali bozuk olsa 3 tane dinlediği şarkıcı vardı. Tabii başta bu şarkı sonra SNAP  believe in it  ve UB40 impasibble. Arkadaşlarıyla aralarında tuhaf bir dil konuşurlardı.Bende dinleye dinleye çözmüştüm.:)))) ama söylemezdim anladıklarımı. Birgün aynı dilde soru sorulunca ben salak cevap verdim. aynı dilde bunlar şok oldu.VE bir daha yanımda konuşmadılar :)))))

Yaşanılanlar bana kalsında. İyi ki ailem bu kadar renkli anormal miş. Şimdi çocuğuma anlattığımda yada aile arasında yavuz abimden bahsedecek o kadar çok anımız var ki. Ve abimi anlatırken insanların onu hala hayranlıkla anlatması ve benim ona en yakın kişi olmam tuhaf bir şekilde beni gururlandırıyor. Seviyorum deli abim seni.

Kısa bir kaç anı anlatayım. Bir gün elbirliği ile evi yakıyorduk :))) tutturdu ya baccc ( bana böyle derdi  BACCC ) gaz sobasındaki gazla suyu karıştırsak yanar mı. Bendeki cvp ( bilmem abi  ) hadii dökeriz kalın demir tepsiye gaz yağını üstüne su ateşi bir attık :)))) etraf kara dumanlarla çevrildi.Yanacaz o zamanlar su kesintileri yüzünde anneciğim tedarikli kadın küveti suyla doldurur ordan kullanırdı. Abim hemen suya bataniyeyi batırıp tepsiye kapatması bir oldu. Çok şükür yanmadı ev ama duvarlar heryer yüzümüz felan is içinde simsiyah kaldık.

Bir günde kasete sesini çekmiş :)) İLKNURRR BEN ŞEYTAN GELDİM ABİNİ ÖLDÜRDÜM HAHAHAHAHAHAH   allahım dedim sen yaptın abi. AAA birde bir baktım. Sen git salçayı sür kalbinin üstüne bıçağıda üzerine tutarak mutfaktan geldi ağzından köpükler dökülüyor. ben tabii hemen inandım gördüklerime ağla ağla abi ölmeeeee ne olur ölmeee kalktım ambulansı arayacakken şakaaa dedi. Allahım ne helak olmuştum.

Canım abim annem nurlar içinde yatın. Çok özledim sizi ama kader işte birgün elbet biraraya gelcez oturup fani dünyadakileri konuşup gülcez inşallah.

Bugünlük bu kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Takipte kalın..Hoşça kalın...


27 Ocak 2016 Çarşamba

DIŞ GÖRÜNÜŞ YANILTIR....

Slm herkese...

Gerçekten çok düşündüm yazayım mı yazmayayım mı diye.Yazsam da ne değişcek dedim kendi kendime ama yok bunu söylemem lazım.

19 yaşındaki körpecik genç kıza hemde bağdat caddesi gibi bir yerde tecavüze uğruyor. Ya arkadaş hem evli hem 2 çocuk babası. Nasıl bir caniliktir. Nasıl bir beyinsizliktir. Nasıl bir açlıktır bu.Benim beynim kalbim vijdanım gerçekten anlamıyor. Ve herşeyden öte okuduğum tweetler ne kadar saçma.

Efendim ne işi varmış o saatte dışarıda, yok mini etek giymeseymiş, yok bilmiyormuymuş Türkiye'ymiş burası aç doluymuş. Ya her elini kolunu sallayan mini etek giydi diye gecenin köründe dolaştı diye tecavüzmü etmeli. O zaman sizde gezmeyin. Türkiye ise size de edebilirler fark etmiyor.

Ya sanane kardeşim istediğimi giyer istediğim saatte dolaşırım. Erkeksiniz diye kusura bakmayında bu sizi efendi kılmaz. Efendiliğinizi başka şekilde gösterin.Kadınlara kızlara güç gösterisi yapmayın. Ezikliğiniz bu işte. RAbbim zaten sizin arkanızı toplasın, size geyşalık etsin diye yollamadı hiç bir kadını. He kadın kendisi köle olmayı seçiyorsa buyursun olsun. Fakat kimse kimseye zorla birşey yaptıramaz. Yaparsa er yada geç bunun cezasını çeker. İyi halden adamın cezasını hafifletmesinler artık. Pişmanlık yasası bu konuda iyi hal teşkil etmesin.

İnsanlık zaten empati kuramadığından kaybediyor. Rabbim bizi göndermiş size can yoldaşı arkadaşı olmaya siz napıyorsunuz elinizden geldiğince kırmaya çabalıyorsunuz. Cennet anaların ayağının altındadır.

Bir kere her yapılan hata geri dönüşüm kutusuna gitmiyor.Çocuklar bir kayıt makinesi kafasındakileri maalesef ki silmeyi ya çok geç öğreniyor yada hiç öğrenemiyor. Çocuğunuzun beynin de yarattığınız imajı silmeniz yıllarınızı alırken siz hata üstüne yanlış üstüne yanlış yapmaya devam ediyorsunuz. Şeytana uydum demek ne demek ya. Şeytan mı o eylemi işledi. Al bir tane daha özgecan vakası daha. Maç izliyorsunuz koyduk mu hareketleri vs.sokak ta küçücük erkek çocuğunun ağzında Ananı s..erim lafı nerden duyuyor bir düşünün bakalım. Bazen marifetmiş gibi çocuğa cinsel organını açtırmalar yok ablana küfür et yavrum bakim. Çocuk küfür eder topluluk sanki süper birşey yapmış ödüllük film çevirmiş gibi güler alkışlar. Nerelerde hatalar yaptığınızı bir düşünün. Çocuk yetiştiremeyecekseniz yapmayın arkadaş şu çocuğu. Adam akıllı insanlar ne güzel evlatlar yetiştiriyor onun için 1 tane 2 tane yapıyor. Onunda bu gerizekalı beyinleri gelişmemişler gelip hayatının içine ediyor.

Benimde bir kız evladım var.Ve inanın bana bu olaylar yüzünden benim çocuğum sokakta oynama kültürü yok.Okula bile gidip gelirken servisle gidiyor. Rabbime emanet.Tüm yavrularımız Rabbime emanet. Allahım korusun onları.Hertürlü beladan. Ama artık lütfen bir daha böyle şeyler olmasın.Helede müslüman bir topluma yakışıyor mu.Hiç mi Allah korkunuz yok.Ya bir de yapan 2 çocuk babası ya. Şimdi o kızın psikolojisi belki hayatının sonuna kadar düzelemeyecek yuva kuramayacak normal bir hayat süremeyecek.

Ve lütfen empati kurarak konuşun. Tecavüzcüyü haklı çıkarmak için empati kuruluyor. Neden mağdur olan için empati kurulmuyor. İnsanlar neden görüntüleriyle yargılanıyor. Etek giydi diye yollumu oldu. Ya da adam bakımlı diye çapkın mı oldu. Ya insanları kategorilere koymayın. Size ne kardeşim aaa dur bu gece gece aranıyor hadi ben buna bir ders vereyim mi dedin. SANANEEEEE  Seni ne ilgilendirir.

NORMALEŞTİRMEYİNNNN. Sapığın yaptığını normal bişeymiş olması gereken bişeymiş gibi o saatte ne işi vardı yok şöyle giyinmişti diyerek yapanında arkasını ' AFFERRİN OHH İYİ YAPMIŞSIN ' demeyin. Bu gün o kızın başına gelen yarında senin kızının oğlunun başına gelir.Ben neyi eleştirmiştim yada kimin ahını almıştım dersin.

Bence tüm anne baba adaylarının tüm toplumun bu konuda bilinçlenmeye ihtiyacı var. Nasıl ki evlenirken bir takım testler olmadan nikah olmuyorsa akıl sağlıkları yerinde olmayanlarda evlenmesin.Yaptığı çocuğa evdeki eşine yazık. Topluma bence psikolojik olarak bilinçlendirmek gerek. Konuşulanlara bakarsak YUHHHH DİYORUM. Sözlerimi noktalıyorum.

Çok sinirlenmişim. Çok üzüldüm. Yapacak çok şey var. Ama rabbime havale ediyorum. Kötü konuşanlarıda bu sapıklarıda. Allahım tüm evlatlarımızı kötülüklerden ,şerlerden korusun.


Güzel günler görelim artık..:(

2 dk. Manikür keyfi




Günaydın herkese...

Bugün size acil durumlarda 2 dk. tırnakları bakımlı hale getiren aynı zamanda pratik manikür yapmaya yarayan bir üründen bahsedicem..

Ben bu ürünü devamlı yanımda taşıyorum. Eğer manikür yaptırıyorsanız ömrünü uzatma şansınız var. Ben uzun bir süredir yaklaşık ağustostan bu yana manikür yaptırmıyorum. Kendim yapıyorum. Hem hijyen yüzünden hemde manikürden sonra bir kaç gün içinde kenarlarda olan koparılmadan kaynaklı çıkan şeytan tırnakları yüzünde sevmiyorum. Bende kendim yapıyorum. Bir ara detaylı yazısını yazacağım. 

Gelelim ürüne Pastel Nail Cuticle Softener Pen  hem kalem şeklinde hem de ucuda kalem ucu gibi ama kalın. Etlerinizi iterek kullanıyorsunuz. Ben size öncesi ve sonrası tırnaklarımı çektim.Bence şans verilmeli diye düşünüyorum. 

Yazıyı beğendiyseniz +1 leyin lütfen. Sizinde pratik manikür fikirleriniz varsa yorumlayarak paylaşırsanız sevinirim. :)

Takipte kalın. Hoşça kalın...

26 Ocak 2016 Salı

Kalbinin Sesini Dinle :)

GÜNLÜK CİLT TEMİZLEME RUTİNİM...



Günlük yardımcılar


Günaydın Herkese :)

Bugün nasıl keyifler bakalım. Valla herşeyden önemlisi yine yeni bir güne uyandık çok şükür ki.Rabbim bize bir gün şansı daha verdi. En kötü durumda moraliniz sıfır uyanmışsanız bile en azından bunu düşünerek kendimizi toplayalım... Hadiiii..

Tamam biliyorum güzel şarkılar bekliyorsunuz benden ama önce size günlük yardımcılarımı tanıtayım dedim. Gerçi kendileri yine deneme aşamasındalar ama. Yaklaşık 2 haftadır kullanıyorum ama şimdilik fena değiller ama yıkama jelinden pek memnun kaldım sayılmaz sadece bitmesini bekliyorum. 

Sabahları sadece Nivea aqua  sensation canlandırıcı temizleme jelini kullanıyorum.Benim cildim hem karma hem hassas  çok gıcık bir cilt her şeyi kullanamıyorum. Denemediğim ürün kalmadı desem yeridir. Hatta yaş oldu 35 ama cildim için yaşlanma karşıtı ürün denemelerim zamanında çok oldu. Hiçbiride yüzümde rahat durmadı alerji yaptı.Yapmaz diye verdikleri bile alerji yaptı. Bende cildine uyabilecek arkadaşlarıma dağıttım maalesef. Şimdi hala aramaktayım. Varsa benim gibi cildi olan kullandığı ürünleri merak ediyorum. O yüzden bir sürü blog gezmişliğim vardır. Kadınlar kulübünde her ürünün incelemelerini okumadan almamışımdır. 

Evet işte böyle bir cildim var.Tek beğendiğim tarafı sivilcem yok. Olsa da hemen geçiyor.

Akşamları eve gelince makyajımı ben bebak acı badem sütü ile çıkarıyorum.Sonra temizleme jelimle yıkıyorum. Bu arada jelin kokusuna bayıldım.İçinde de küçük tanecikleri var. Yani hem temizliyor hem de çaktırmadan peeling yapıyor. Bir taşla iki kuş yani ;) Sonrasında sırayla tonik Tea tree skin clearing toner bir pamuk parçasına döküp göz çevrem hariç siliyorum ve sonrasında parmağımın ucuna aldığım Tea tree blemish fade night lotion  ile yine göz çevrem hariç cildimin heryerine sürüyorum özellikle kızarıklık bulunan yerlere biraz daha fazla sürüyorum. Bir vloggerdan duymuştum.Gökçe's life denemiş ve çok memnun kalmış.Bakalım eğer gerçekten vaadettiği etkiyi gösterirse olmazsa olmazım olacak kendileri.Özellikleri cildi rahatlatma zaten nemlendiricisi yağsız.İçinde çay ağacı yağı var ama bu yağ tam bir antiseptik etkileri ve cilde bir sürü yararı bulunan bir yağ.Cildi yatıştıran kızarıklıkları gideren,sivilceden kalan sönük izlerini gideren bir ürün. Şimdilik  faydası olduğunu gözlemliyorum. En azından cildim alerjik tepki vermedi. Bu tarz ürünler kullanırken uzun süreli kullandığında zaten fayda sağlar. İstikrar çok önemli. İşte günlük cilt temizleme  rutinim böyle. 


Sizinde kullandığınız ürünleri varsa içinizde cilt yapısı benim gibi bulunan tavsilerini dinlerim.Lütfen yorum bırakın. Teşekkürler şimdiden zaman ayırıp blogumu ziyaret ettiğiniz için. 


Takipte kalın. Hoşça kalın.. 





25 Ocak 2016 Pazartesi

Ebru Gündeş Nerdeydin 2015 Offical yeni (HD) Klip

EŞYALARIN DUYULMAZ ÇIĞLIKLARI..

Tekrar merhaba herkese..

Az önce bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. Onunla konuşurken aklıma geldi. Hemen hatırlamışken yazayım dedim.

Belki diyeceksiniz ki okuduktan sonra deli bu kız. Boşverin ya akıllı olup dünya yükü çekmektense deli olayım da dünya benim yükümü çeksin.


Konuya döneyimmm. Şimdi hepimizin de kabul ettiği bir enerji olayımız var. Negatif pozitif olmak üzere iki çeşit. Fakat ben bu enerjileri olduğumuz yere yaşadığımız mekana kullandığımız eşyalara bulaştırdığımızı hatta miras bıraktığımıza inanıyorum.

Belkide o  yüzden ölenlerin eşyalarını hemen evden ayırmak. V.s . Biz mesela bildim bileli kiracıyız. Evden eve taşınıyoruz. Benim hissettiğim eğer bizden önce o evde yaşayanlar güzel kahkaha dolu zamanlar geçirdiyse bize de o pozitif hisler bulaşıyor.İsterse ev 1+1 olsun. Ki ilk evlendiğimizde bizim evimiz 1+1 di. Çok falza eşyam yoktu ama evlendiğimizdeki evimiz görümcemlerin ilk oturdukları ve hep mutlu oldukları bir evdi. İnanın bana hayatımızın belki en güzel yıllarını orda geçirdik ondan önce yani evlenmeden önce 1 sene o evde annemle oturduk. Annemle biz ana kız çok fikir ayrılığı yaşardık.Normalde çok kavga ederdik ama o evde hep mutlu olmuştuk.

Sonra taşındık. Ve taşındığımızdaki evdekiler çıkarken heryeri mahvetmişler.Kapılarda bıçak darbeleri vs. O evde çok kötü zamanlar geçirdik. Hatta o evde annemi kaybettim. Saçma sapan konularda bir sürü kavga yaşadım. Ve geçen sene o evden ayrıldık malum annemi de kaybetmiştim.Her yerde annemi görüyordum. Acıya alışmak zor oldu. Sonra ev bulduk ve ayrıldık. Şimdi oturduğumuz evde bizden önce zaten ev sahibimiz oturuyordu abdestli namazlı güler yüzlü sıcak kanlılar.Ve mutlular. Allahıma binlerce şükür ki evliliğimde olmadığı kadar mutluyuz. Dilimi ısırayım. Allah herkesin yuvasını mutlu kılsın. Evet komik gelecek belki ama gerçekten duvarlar eşyalar bizden gördüğü enerji yaşatıyor.Mesela bir eve gidersiniz ev çok güzel zengin eşyalarla donatılmıştır ama içinize bir kasvet düşer. İşte o anda o duvarlar,eşyalar gördüklerini anlatmak kusmak ister.Ama nasıl yapsın.Ağzı yok dili yok. Ancak enerji olarak yansıtır.Size de kasvet basar.Bazen de bir eve mekana gidersiniz. Ne kadar kötü olursa olsun içinden ayrılmak istemezsiniz.

Bundan yıllar evvel Köye gittik. Esmaannem yani babamın ilk hanımı benim ciciannem daha doğrusu üvey diyemeyeceğim ama o na bişey olursa en az annem kadar yıkalacağım efsane kadın. Beni köyde peynir yaptıkları kızkardeşinin dağ başındaki çadırına gittik. Allahım bildiğin çadır etraf sinek içerisinde bir tane sakat bir keçi var. Devamlı onu seviyorum. Afedersin boklu dere dedikleri bir dere var. Küçüklük işte girdik orda yüzdük. Keçide bizi bekliyor sevelim diye. Gitmem ben burdan diye tutturdum.
Esmaanem şaşırdı kızım bu pisliğin içinde mutlumusun? diye soruyor..

-Evet, Çok mutluyum..

Yani o kadar iyi hissettim ki orda ayrılmak istemedim.

Bence hani derler ya duvarların dili olsa neler anlatır diye..

Kimbilir neler anlatıyor susup hissetmek gerek. Kulak verirsek mutlu ya da mutsuz oluruz. Öğrenmek gerek.


Takipte kalın.Hoşça kalın...




Guillaume MUSSO

   

Slmmm milllet :)

Güzel bir haftaya yeniden başladık çok şükür...


Bir tarafta kar yağıyor.Ama tutacağını sanmıyorum.Sadece görüntü güzelliği. İçimize işleyen slow şarkılar gibi yavaş yavaş yağıyor.

Bugün size bilenlerin evet ya , bilmeyenlere de kitap tavsiyem var. 

Guıllaume Musso piyasada sanırım 5 kitabını rahatlıkla bulabilirsiniz. Fakat bir kitabı var ki yayını yok. Ya sonra diye bizim bir arkadaş kitap delisidir. Onun tavsiyesi üzerine başladım okumaya ve o kitabını da uzun uğraşlar sonunda buldum. Alıp okuyacağım ondan. Çünkü hiç bir yerde yok bulunmuyor. Her kitabı değişik şaşırtıcı sürükleyici. Bu tarz bir kitap okumak isterseniz alın derim. Kağıt kızla başladım çok güzel gidiyor. Diğer kitaplarını da aldım bende var. Okumak için sabırsızlanıyorum.Yanımdan ayırmıyorum. 

Bitince yorumlayacağım sizlere... 

Takipte kalın..Hoşça kalın... 



24 Ocak 2016 Pazar

Shanice Ft. Johnny Gill - Silent Prayer (1991)


Gençliğime Sevgilerimle | Nil Karaibrahimgil - Kelebeğin Hayat Sırları #1





Kitabını mutlaka alın. Başucu kitabı resmen...

Sözler süper ya



Demek geldi içimden gelmeyin bu aşkın peşinden
İki gönül bir oldu samanlık çoktan seyran
Yıksanız da alemi, vermem size yarimi
Çatlasanız da ortadan aşk dinlemez ki ferman

Vurdular bizi bayıltamadılar
Sarhoşuz bizi ayıltamadılar
Gel, gel aşka gel

Onu benden hiç kopartamadılar
Nasıl kopmayız anlayamadılar
Gel, gel aşka gel...

Bayılıyorum bu kıza ya her tip yakışıyor fırlama ya :))))


Açıköğretim dönem sınavı biter....

Veee sınav biter.. Arkadaşlar tekrar slm. Bu yazımı yolda sınava gireceğim okulu bulmaya çalışırken düşündüm. 
Açıköğretim ömrümü yiyen ama bir o kadarda bağımlılık yaratan okul. 
Bundan 8 sene önce önlisans muhasebeden mezun olmuştum. O zamanlar okul bir yıl içerisinde ara yılsonu ve büt olarak 3 sınavdı daha kolaydı. O yüzden mezun oldum. Fakat bu sene dedim lisansa tamamlayayım. Allahım önce bölüm seçtim Uluslararası İlişkiler allahım direkt tarih siyaset strateji kokuyor güzel dedim. Gittim paramı yatırdım kayıt oldum. Büroya gittim kitaplarımı aldım. Allahım yeniden üniversiteli olmak gerçekten gurur verici. Derken derslere başladım hergün akşam işim bitince malum yemekti çamaşırdı evi toparla çocuğun ödevleriyle beraber oturdum çalıştım. Neyse sınavlar geldi çattı. Sabah saatleri 4 ders bir okulda ertesi günü 2 ders tabii ki tanımadığın insanlarla. 

Sarıyerden gelen var. Anadolu yakasında sırf okulları daha kolay buluyorum diye bu tarafa geçen var. Sınav kısmı tam bir eziyet. İnsanların evine yakın yerde olmuyor mu zaten kitap vs yasak zaten telefon alamazsın tanımıyorsun insanları öğretmenler bile başka yerden gelmiş. 

Yani neden karışık yerler. Geçtim bunuda dönem dönem ne ya. 8 tane her dersten ünite var. Çalışıyorsun ama vakit dar. Ara sınavla dönem sonu arasında 1 ay var. Ayrıca bir önceki sisteme devam çan eğrisi yani sınıfın durumu artı ara sınav %30 dönem sonunun da %70 i alınıyor.

Şimdi bir maraton bitti. Geçtikmi kaldıkmı bir fikrim yok. Yeni dersler ne olacak onuda bilmiyorum. Sadece tek bildiğim üniversite olarak açıköğretim bitirmişleri küçümsemeyin onlar neleri başarmış aynı anda oturup bir düşünün derim. 


Takipte kalın. Hoşça kalın...

Küçücük bir sürpriz fark yaratır..,

Slmmm herkese
Öncelikle güzel bir pazar olsun diyorum...
Dün akşam eşime bir süpriz yaptık. Kendisinin gerçi doğum günü pazartesi fakat ben erkene aldım. Hemde öyle bir anda yaptık ki tam yerine rast geldi manzara koyduk:)) 

Günlerdir düşünüyorum yaş 35 yolun yarısı demek ve 36 olacak yeni yarısına değişik unutulmaz bişey olsun istedim. Youtube araştırması internetten araştırma derken aklıma sevdiklerini bir videoda toplamak aklıma geldi. İnsan doğum gününde tüm sevdiklerini akrabalarını görmek ister dimi. Fakat herkesi aynı anda toplayamazsın. Benimkiler adanada maraşta , amcası aydında, dayısı anadolu yakası halası başka yerde yani herkes uzak hatta ben daha kimlere haber verdimde bu sefer olmadı. Öğretmeni asker arkadaşları hatta tanımadığı insanlar bile vardı. Bizim yeğenlerden biritam fırlamadır dedi hala komşulara falan çıkayım dedim yap sokakta dışarda ana bazıları olmadı kısmet ama çok güzel bir video oldu. 
Neyse bizimki izleyince allahım gözyaşlarına boğulmalarmı dersin sevinçten videoda konuşanlara cevap vermelermi yok artık bu da mı var ayyy süpersinizler çok teşekkür ederimler ler ler ler. Kısacası 5 gündür uğraştım ama inanın son model araba alsam sanırım bu sevinci görmezdim. 

Yani bazen paranında satın alamayacağı şeyler var. Ve bunlar gerçekten daha değerli anlayana tabii ki. Sizlerde sevdiklerinize yaratıcı bir çok şey yapabilirsiniz. Ve ben bunu yaparken kızımla beraber bir çalışma oldu. Sanırım onada örnek olduğunu düşünüyorum. Maddiyata markaya vs alışmasınlar bunun için hepimize görev düşüyor...
Takipte kalın.. Hoşça kalın...

22 Ocak 2016 Cuma

Gelin adayı damat adayının maaşını beğenmedi


Bahsetmek istediğim Bu V.b.


Türk televizyonlarında sıradan bir gün....

İyi akşamlar  herkese

Allahım internetten bir video görünce yazasım geldi artık..
Bilmiyorum sizide rahatsız ediyormu.

Bütün gün işte zaten çalışıyoruz fazla görmüyoruz Allahtan ara sadece internette paylaşımlarda sırf dalga geçmek gülmek için vine olarak paylaşılan gündüz kuşağında olanlar.


Eskiden bu kadar abuk subuk program yapılmazdı. Evlerimizde seçiciydik. Kusura bakmasın kimse ama izlenilen programlarda hiçbir öğretici geliştirici MAAALESEFFF  hiçbir şey yok. Diziler desen hepsi kimin eli kimin cebinde birtanesi tutulsa hepsi aynı telden müzik yapıyor.

İsmi lazım değil bir kanalda gelinler diye bir program var bildiğiniz insanlar hasetlikten kıskançlıktan birbirlerini boğacak.Aynı tür programlar hat safhada zaten.Evlendirme programları ne kadar ön planda ve benim anlamadığım sırf evlenmek için çok erken yaşta kariyerini eline almış insanların koca bulamaması yada evlenecek kız bulamaması.. Bazılarıda yaşlanmış artık fakat bir şartlar öne sürüyor ki zaten evlenmesi imkansız hale geliyor. Kimisi kendini bir halt sanıp onu beğenmiyor bunu beğenmiyor. Ya eskiden insanlar utanırdı koca arıyor karı arıyor dedirtmekten korkar bu işleri gizliden yapardı şimdi ise çıkıp program program geziyorlar. bence kısacası rezil oluyorlar. Bazıları insanların canlı yayında onurunu gururunu incitiyor. Kimse kimseye hakaret etme hakkı yok.Görgülü bir insan olsa zaten kimseyi incitici bir harekette üslupta konuşmaz.

Diziler hep bir entrika entrika gidiyor bu seneki diziler bildiğin dram üzerine dram. bir kaç tane beğendiğim var onun haricinde zaten vaktim yok.olsada bu dizilere harcamam. Eskiden türk filmlerinde birlik vardı beraberlik vardı.Bir ders verme vardı. öğüt vardı. Aile olmayı birbirimizi fakirliğimizle bile incitmemeyi hor görmemeyi aşılardı. Ne olursa olsun sevmeyi öğretirdik. Ama şimdi devamlı hasetlik kıskançlık kin nefret arkadan iş çevirme intikam alma ne kadar kötü huy örnek varsa televizyonlarda. Diyeceksiniz ki izleme izletme hadi ben bilincindeyim ya bilincinde olmayanlar ve onların yanında yetişen nesil. artık nasıl bir nesil yetişcek bilmiyorum.

Bir de tadında bırakın arkadaş uzattıkça uzatıyorlar. Malum diziler oluyor 5 sezon 6 sezon oynuyor. Artık ne oynayacaklarını kimin kiminle birlikte olduğunu bile senaryo yazarları unutuyor. Ölüyü diriltiyorlar sonra tekrar öldürüyorlar.

Çocukluğumun dizilerinden bir yalan rüzgarı vardı allahım senelerce sürmüştü. Diziyi görmeden işimiz rast gitmezdi. Bazı Türk dizileride öyle bırak haftada bir yayınlanmayı haftaiçi hergün veriliyor. İnsanın kusura bakmasın ama kim izliyorda bu kadar tutuluyor. Diyesi geliyor. Ama ev hanımları işte. Ya lütfen böyle şeylerle kafanızı vaktinizi harcamayın. Gerçekten ülkemiz için evlatlarımız için geleceğimiz için güzel şeyler yapın.O vakitler bir daha geri gelmeyecek. Spor yapın.Belgesel izleyin yeni yemek öğrenin ne bilim kitap okuyun.Bunların yerine evde artık sınava girerek oturduğunuz yerden okul bitirebiliyorsunuz. Kendiniz için özgüveniniz için bişeyler yapın ama bunlara prim vermeyin.

Yararlı azda olsa program var. Mesela biz pazar günleri malum bir kanalda Ana ocağı diye bir yarışma programı var. onu izliyoruz. Hiç köyde yaşayanınız varmı bilmem ama oralardaki yaşam şartlarını hem öğreniyor şehirliler hemde yarışıyorlar. Ben hiç gocunmam köyde de köylü olurum çekerim şalvarımı inek bile sağmışlığım vardır.Çok ta eğlencelidir. dingin rahat bütün teknolojiden uzak.

Dışardan bakılınca bu tarz programlardaki insanlarımızın hallerini gören dış güçler bizleri iyi uyuttuklarını düşünüyordur bence ben olsam öyle düşünürüm. Lütfen birbirimizi uyaralım. Çok güzel yemek programları var. Çok yararlı ülkemizin geleceğini ilgilendiren tartışma programlarını izleyin. ekonomi dış dünya siyaset olsun biraz bilgi sahibi olur en azından seçmen olarak daha bilinçli olursunuz yalnız objektif olacak izlediğiniz kanal yanlı değil o yüzden tek bir kanal değil internettende haberli olur. artık herkesin elinde teknoloji var. yararlanın ama iyi yönde. yediğimizi içtiğimizi paylaşmayalım lütfen özellikle kebab mebab paylaşmayın insanın canı çekiyor. Geçen bizim adanalı hemşeri paylaşmış allahım gecenin bir vakti gidip yiyesim geldi. Derler ya yediğiniz içtiğiniz sizin olsun bana gördüklerini gezdiklerini anlat.

AAA birde gezelim görelim tarzı programlar var.Adamlar ayağına kadar getiriyor şehirleri gidip göremiyorsun onlar seninle beraber geziyor işte. İzleyebilirsin.

Çok dolmuşum bu konuda lütfen geriye gelmeyecek hayatta iki şey var SAĞLIK VE ZAMAN  onları boşa harcamayın. Yararlı şeylere harcayın. İnsanın başına ne gelirse Cahillikten gelir. Kendini yetiştiren insanlara naif olan mütevazi olan ve bunu dile getirmeyip asilce başkaları söylediğinde bile  utanan insanlara gerçekten hayranım.Zaten siz kendinizi övmeyin başkaları sizi övsün. Siz kendinizi övünce maalesef ki biraz malı bozuk ama ikna etmeye çalışan esnaf gibi olunuyor. Yani kakalamaya çalışıyormuşsunuz gibi oluyor...

Son olarak seyrettiklerimize dikkat.Diyorum...

Takipte kalın..Hoşça kalın...

Bu dünya ne sana Ne de bana Kalmazzzzz....

Hayırlı cumalar arkadaşlar...


Ölenin arkasından konuşmak her millette var mı bilmiyorum ama bizim milletin en iyi yaptığı şey sanırım bu...
Bugün ölen iş adamı Mustafa Koç'un arkasından yazılanları okuyunca kendi insanlığımdan utandım. Adamı tanımam, o da beni tanımaz ama ekmek kapısı olduğu binlerce çalışanı var bu kişinin... 
Ağıza alınmayacak o kadar kötü şeyler söylenmiş ki sanırsın o lafları söyleyen herkes 7/24 beraberdi. Ne masonluğu ne fasonluğu kalmış...Kendisine allahtan rahmet kalanlarına da sabır diliyorum.


   Maalesef ki genç bir ölüm daha. Değerli bir insan.
   Şu yaşıma kadar Babam,Abim ve son olarak Anneciğimi kaybettim. Benim değer verdiğim yegane insanlar anne baba kardeş allahtan tek dileğim evlat acısı vermesin. Bununla sınamasın.

   Konuya gelince Neden böyledir. Ölen insan için hayat orada sıfırlanmışken tüm dünyada çektiği acılarla ızdıraplarla verdiği hayat mücadelesiyle uğraşırken zaten devamlı arkasından konuştuğunun yetmiyormuş gibi bir de size kendini savunamayacak bir insanın neden arkasından konuşursunuz eyyy ezik insanlar. Elinize ne geçer ölünün arkasından konuşarak. Hayır bir de belkide bilmediğiniz şeylerden bahsediyorsunuz günaha hepten giriyorsunuz. Hakkınız kalmıyormu o insanda. Tanımadığınız bilmediğiniz başkalarından duyduğunuz ki o bilgiler bile belkide yalan yanlış bilgiler olabilir Yorum yapıyorsunuz ölmüşün arkasından gıybet ediyorsunuz.

    Yazılanlar çizilenlere o kadar inanmışlar ki sanki beraber yapmışlar. Lütfen burdan bir ders çıkarın. Hayatta insanların arada bir gidip cenazeye katılmaları gerekir hem ölüye dua edilir hemde SENİNDE SONUN BÖYLE OLACAK AYAĞINI DENK AL SİLKELEN KENDİNİ DÜZELT, DÜZELTKİ öldüğünde korkacak şeylerin olmasın. Ben çok cenazeye katıldım. Sevdiklerimi teker teker kaybettim. Ama artık ölenlerimin benden ayrıldığını düşünmemeyi öğrendim. Ama işte insanlık hali vücut olarak yanımda olmadıkları bazı zamanlarda içim acımıyor gözüm dolmuyor burnumun direği sızlamıyor diyemicem. Ama elden ne gelir. Ruhları şad olsun.

     Üzülerek belirtmek isterim ki. Benim canımı acıtmak için bile annemin ölüsünü kullanan örümcek beyinli insancıklar oldu. Ne yazık ki bu kadar acizler işte. İnsanların yüzüne söyleyecek cesaretleri olmayanların arkadan konuşmak gibi aptal bir meziyetleri var. Burdan şunu söylemek istiyorum. Arkasından konuştuğunuz insanı ya allah seviyorsa ya konuştuğunuz şeyler yanlış ise iftira olmuyor mu. Bir insanı ne kadar bile bilirsin ki. Ettiğiniz gıybetler sizin öteki tarafta yakanıza yapışır. Annem kendini savunamadığı için sizin sevaplarla rabbim ödeştirir hiç şüphem yok. O zaman anlarsınız yaptığınızın ne büyük bir günah olduğunu.


Şimdi size bildiğim eski bir yaşanmış bir hikaye anlatmak istiyorum. İki tane komşu varmış. Biri dindar diğeri ise yolluymuş. Dindar olan her namazını kılarken kadının evine kaç erkek geldi diye namazlığın üstüne komşu kapısının her sesini duyduğunda bir tane  taş koyarmış. Meraka bak. Sonra yıllar geçmiş ve ikisi ölmüş.
yollu olanın oğlu mezara cüzdanını düşürmüş ve mezarı açtırmış. birde ne görsünler karşı komşusu yollunun yerinde yatıyor şaşırmışlar ve karşı komşunun mezarı bir açılmış yollu orda yatıyor. Bilmem anlatabildim mi.

Kim olursa olsun lütfen arkasından konuşmayın. Hele de ölülerin hiç. İyi olanlarından bahsedin bolca dua edin tanımıyorsak bile allah rahmet eylesin demek en hayırlısı yorumda bile bulunmayın. Hakkınız kalır. Canlı yaşayanın arkasından konuşursanız gene hak geçmiş olur ama en azından arar sorar helallik isteyebilirsiniz. Hadi arayıp sorup mezara gidip helallik isteyemezsiniz...


Yazımı bitirirken ölmüşleri olanlara sabır ve ölülerinize allahtan rahmet diliyorum. Gıybet edilecek vakti daha yararlı şeylerle geçirelim. Çünki ne bu dünyada ne de diğer tarafta zararı var yararı yok.


Takipte kalın.Hoşça kalın...





    


         

20 Ocak 2016 Çarşamba

Çoook mistik yazı içeriklidir...Dikkat....

Slmmm herkeseeee


Bugün baktım pazartesinden bu yana yazmamış şarkılarla geçmiş zaman. Yazalım  mı bugün.
Daha önceki yazılarımda da değişik mistik konulara kafa yorduğumdan bahsetmiştim.

Tesadüflere asla inanmam. Ben karşılaşılan herşeyin mutlaka bir sonraki adımlarla ilgisi olduğuna inanırım. Ve nedense hepte haklı çıkarım.

Yıllar yıllar evveldi Benim fal ile tanışmam.Burda bunu anlatma amacım sadece başka bir amaçla değil tamamen sohbet anlamında ki şuanda kesinlikle bakmıyorum. acısını çok çektim çünki. Dediğim gibi yıllar evveldi. Adanada okula gittiğim zamanlarda çünki bir ara adanada oturduk. lise çağlarında abimle biz adanada kaldığımız yıllarda. Ailecek tanıştığımız bir ahbabımıza gittik. Kızları üniversiteye hazırlanıyordu. Tutturdu kahve içinde fal bakarmısın diye.. Dedim hayatımda hiç bakmadım anlamam hayır dedi at kafadan öylesine
-- iyi peki dedim öylesine
Neyse kapattı meraklı arkadaş sonra bana verdi. Bakıyom bakıyom gülüyorum. Derken dedim ki Sen 3 gün sonra devlet kapısından bir haber alacaksın ve bu haberle üzülecek pişmanlık duyacak bunun üzerine bir hırs yapıp bişeyler kazanacaksın. Ama bir anda çıktı ağzımdan sanki içimden bir ses söyledi ve bende hemen dile getirdim.
Derken bu arkadaş 3 gün sonra beni aradı. Dediki ya senin fal çıktı. Tabii ben yürü git ya ne çıkması saçmalama ben salladım kafadan dedim.
yooook dedi bugün sınav sonuçları geldi postayla. üniversiteyi kazanamamış. Tabii bu kız dershaneye giden sınava hazırlanmaktan başka amacı olmayan bir köklü zengin bir ailenin kızı.Diğer akrabaları hep dalga geçmiş küçümsemişler bunu.Bu da ağlama zırlama pişmanlık bir taraftan beni aramış. Gel bana fal bak. Ya dedim tesadüftür.Saçmalama günah falan yok noooolur gel. Peki dedim. gittim. Arkadaş 1 yıl boyunca ne yılbaşı ne bayram ne seyran ne doğumgünü ne düğün dinlemedi hep çalıştı haftada en az 1 gün biraraya geldik hatta o kadar yakın olduk ki erkek arkadaşını bile anlatıyordu. Bir gün fal bakarken dedim ki senin dedim T harfinde bir arkadaşın var ama o ara tanımıyorum hiçbirini ben falı bilim diye kimseden bahsetmiyor ben söyledikçe bildikçe konuyu açıyor. uyanııııkk. Dedim bu arkadaşın köpeği var ve hasta herkes ölecek diyor fakat ölmeyecek. gerçekten tuğba diye bir arkadaşı ve köpeği varmış. köpek hasta ölecek demişler ve beni dinleyip köpeği vermediler hiçbir yere köpek adanadan ayrılana kadar yaşıyordu. Düzeldi yani.

Bunlar ilk tanışmalarımdı içimdeki kendimle.. Yeni keşiflerimdi. Çook bu fal işiyle ilgili ilginç anılarım oldu. Taaki ağırlıklarını çekip ölüm acısı yaşayıp günahını ne yapacağımı düşünene kadar. Baktım.Duyan elinde fal kapatmış geliyordu. Özellikle tanımadıklarıma daha iyi bakıyordum.

Bir gün bir rüya gördüm ve içimde bir güç olduğunu keşfettim ister inanın ister inanmayın ama. Ben içimdeki 6. hissin güçlü olduğunu biliyorum. Bazı şeyleri olabilecekleri önceden hissetmek. Tanıştığınız insanlarla neden biraraya geldiğinizi bilmek. Hiç bir şeyin artık tesadüf olmadığını biliyorum. Bazen sinyalleri güçlü olarak duyup yakalıyorum bazende seslerin kalabalığından duyamayınca karışıyor herşey.
Burda vurgulamak istediğim her insanda bu ses var bence ve hiçbir kimse tesadüfi olarak bir araya gelmiyor. Ya o insana nasıl bir şekilde bağlı olduğunuzu yine olay farkındalığa gelecek ama doğru
bağlı olduğumuzu anlamak sebebini çözersek yararlı bir hale gelir bir araya gelmemiz.

Ve düşünsenize herkesle bir şekilde bir olay yaşıyorsunuz. Ama iyi ama kötü ve eğer ki farkındalık kısmını çalıştırmazsanız kör olarak hayatınıza devam edip aynı türden görüşmelere devam ediyorsunuz. Aslında taşı delen suyun kuvveti değil sürekliliğidir. Ne zaman ki gerçekten uyanıyorsunuz o zaman işte işin yönü istediğiniz yada başka bir levele atlıyor. Sadece buna bakmak değil farkında olmak gerek görmek gerek.

Bence duyularınızı iyi açın. Hayatınızdaki insanları neden bu aileye geldiğinizden tutunda çalıştığınız yere yaşadığınız ortama kadar bir sorgulayın. Sizin amacınız ne,Ne için burdasınız aslında yapmanız gereken görev ne. Hepimiz buraya bir amaçları bir görevleri tamamlamak için getirildik. Bişeyleri fark etmemiz için. Bence. bu böyle. Hepimizin eksi tarafları ve artı tarafları var. Bu nedemek bu bence hepimiz eksi ve artılarla aslında eşitiz. demekkkk.

Yani bir insan çok zengin olabilir fakat fakirde bulunan bir özellik ondan yoktur. ne oldu zenginlik nötr oldu.

Mesela çok zeki olabilirsin ama tembelsindir. Birisi zeki değildir ama aklını kullanıp çalışarak senin zekanı geçmesede yapabileceğin şeyi oldurur. Ama yine bu eşitlik bozulmaz. İyi her zaman kazanır. Ne olursa olsun.

Güzellik geçer,Zeka yorulur.Akıl tükenir,Zenginlik gidebilir ama bunların ışığında sen eğer herşeyin farkında olursan kazanırsın. Ne olursak olalım kim olursak olalım sonucu aynı olmayacakmı.Her zaman dediğimiz ve kuranda da geçen her canlı ölümü tadacaktır. Dünya herşeyin farkında olup gelme nedenimizi araştırıp bulup iyi olan şeyleri yapmamız görevimizi rabbimin verdiği istediği şekilde yerine getirebilmemiz.

Bence bunları bir düşünün katılıp katılmadığınız yönleri sizinde analiz ettiğiniz şeyleri aşağıya yoruma yazın. Gerçekten çok üzerine beyin yorduğum konudur acaba niye geldik. Herkes amacını ve vaktini biliyor olsa kafa yormanın ne anlamı kalır dimi. Herşey sıkıcı olur bir cazibesi kalmaz. Ama bunları geçiş sürelerinde fark etmek ve aaaaa bu bunun içindi demekki dediğinizde hatta hiç dejavu yaşadınız mı eminim olmuştur bana çok olur.Bunun gibi insan çok şaşırtan bir alemin içindeyiz.Rabbim bizleri dünyayı hatta evreni öyle bir yaratmış ki.Ona aşık olmamak mümkün değil.

Ayyy çok konuştum ama sevdiğim konulardan biridir. Birara da dünyada yalnızmıyız değilmiyiz bununla ilgili sohbetim olacak. kendinize iyi bakın.Farkında olun.


Takipte kalın.Hoşça kalın....



En bi sevdiklerimden Tünaydınnnnn

18 Ocak 2016 Pazartesi

Hadi bir tane daha gelsin..

Böyle bir ses daha görmedim.Çok yazık etti kendine :((

Bugün makyaj çantamda ne var?


Slmmm herkese 

Herkes yazıyor yayınlıyor bende özendim yapayım dedim. Bugün makyaj çantamda ne var. 
Flormardan iki renk , Wet and wild iki renk hemde en sevdiklerim oriflame çanta boyu el kremi golden rose velvet matte ruj ve flormar ruj essense dudak kalemi ki ruj niyetine de gayet rahat kullanabilirsin. oriflame çok yönlü krem tırnak eti nemlendirici  ve son olarak bepanten lippencreme süper bir ürün. Anında dudağı nemlendiren bir his yumuşacık yapıyor. detayları merak ediyorsanız aşağıya lütfen yorum olarak yazın. Yada merak ettiğiniz yazmamı istediğiniz konularıda yoruma yazarsanız bende yazarım. Sevgiler..


Takipte kalın..Hoşça kalın...







Güzel Bir hafta olsun. Karlarla Romantik hoş oldu

16 Ocak 2016 Cumartesi

Kestane Kebabbb maç atıştırması fırında

ÇÇok kolay bir şekilde kestane kebab yapımı kestaneleri üstünü çizin sonra 15 dk suda bekletip süzün. Fırın torbasına koyup üzerine delikler açıp fırında ortalama 200 derecede turbo olarak 20 dakika pişirin mis gibi kokusuz yanmamış ağıza layıl kestane pişmiş sizi bekliyor. Afiyet olsun.. 
Takipte kalın. Hoşça kalın..






Mis kokulu SABUNLAR

İyi akşamlar tekrar bu akşamki etkinliğimiz  mis kokulu sabun çook keyifli bir hobi tavsiye ederim tam bir dinlenme;)





OKUDUĞUM KİTAPLAR BÖLÜM 1

İyi akşamlar herkese..

Bugün sizlere birazda okuduğum bitirdiğim hatta bazılarını da başka arkadaşlarıma dağıttığım kitaplarımdan bahsetmek kendimce yorumlarını yazmak geldi içimden..

Aslında çokta bilindik  bir kitap okuma tarzım yok. Ama daha çok bana kişiliğime bişeyler katacak kitapları okumayı seviyorum. Kendimi geliştirmeyi çok seviyorum.Kendini geliştirmeyi seven insanlar hep kendilerini hep eksik hisseder hiçbir zaman tam oldum demedim ben. Ve hep gelişmesi gerektiğine inanırım. o yüzdendir ne zaman bir kitapçıya girsem hep kendimi kişisel gelişim standında daha çok vakit geçirirken bulurum. romanda okurum. bibliyografide fakat içinde çok küfür bulunduran kitaplar hayatın çok içine gömülmüş mahalle ağzı ile yazılmış kitaplar ilgi alanıma girmiyor. Bence kitaplar insanın ruhuna dokunmalı hayal gücü kurgusu iyi olmalı seni bazen şaşırtmalı içine çekmeli merak ettirmeli ve elinden bıraktırmamalı sıkmamalı o zaman kitap okumak zevk verir insana. Tabii bunlar benim şahsi görüşüm. Eğlenceli kitaplarda okuyorum. Arada tarihi anlatan kitaplarda okuyorum. Kitaplar hakkında sabaha kadar konuşabilirim. aynı zamanda Sinema kültürüm hakkındada ikisede en sevdiğim hobilerim arasında bir de Dans etmeye bayılırım. O kadar iyi geliyor ki bana.. Müziği kulağına tak saatlerce dans et. Yıllardır kilosunu koruyan bir insan olarak sırlarımdan biriside bu. Laf aramızda herkes güzel dans ettiğimi de söyler, övünmek gibi olmasında..Neyse konu dağılmadan kitaplara geçeyim. :)

  Josh malerman ( KAFES )  çok övdüler bu kitabı ama bana göre biraz sıkıcıydı sanırım yarım kaldığından olsa gerek fantastik ve ürkütücü insanlar saklanıyorlar hiç evlerinden dışarı çıkmıyorlar ama neden saklandıkları belirsiz özellikle gözlerle temas etmiyorlar. okudum ama sıkıldım. Bu da benim fikrim...,

Aykut Oğut ( KEŞKE KADIN OLSAM ) bu yazarın bende tüm kitapları var. Ama ilk bunu okudum bu sene diğerleri sırada Sadece kadın olmaktan değil insanların birbirleri arası iletişiminden de bahsediyor çok güzel bir anlatımı var sıkılmadan okuyor insan. tavsiye ederim..
Ece Ziyagil ( SEN ECE ZİYAGİLSİN TOPLA KENDİNİ ) Kitap yarı eğlenceli geldi. Sıkıldım desem yeridir. Küfürlü yanlarından dolayı sanırım.Çok küfür olmasa iyi bence kitaplarda,televizyonda olmasın.. tamam sokaklarda çok küfür ediliyor ama ister istemez okuyarak izleyerek günaha giriyoruz.

French oje ( PEKİ BEN ŞİMDİ NE YİYCEM)  21 kadın 21 hikaye zayıflama ile ilgili soru cevaplı uzmanlarla yazılmış yararlı bir kitap zayıflamıyı düşünen bir göz atın derim..

Christina Baker Kline ( ÖKSÜZLER TRENİ )  Gerçekten sular seller gibi ağlatan bir dram.Kesinlikle şiddetle tavsiye ederim.Tüm öksüzleri içinde yeni aileleriyle tanıştırmaya taşıyan bir tren ve içinde süper bir hikaye bulacaksınız laf aramızda  bu öksüzler treni hayali değil gerçektir.1854-1929 yılları arasında Amerika 'da var olmuştur.

Selcan Aydın ( YİRMİ BEŞ )Çocukluğunda anne ve babasının ayrılmasıyla başlayan hayat hikayesinde yazar Selcan Aydın, “Babam gitti. Ben hiç büyüyemedim. Babası giden her kız gibi yarım kaldım. Kocaman kız oldum sanıyor. Hala içinde baba geçen şarkılarda gözleri dolu dolu olan bir kız çocuğuyum. Bu yüzden ‘Yirmi5’. İçimde hem 5 yaşında bir çocuk, hem 20 yaşında bir genç kız var ve hiç büyümüyorlar”Kitap çok duygulandırdı beni tavsiye ederim.

Michelle Knight ( BENİ BULUN )  Bu hikaye yaşanmış gerçek bir olay çocuğunuz haberlerden izlemiştir. Manyak bir sapığın kızları kaçırmasıyla ve kızlar hep aynı okuldan mahalleden yıllarca esaret altında tutmasıyla sonra bir şekilde akıllılık etmeleriyle kurtuluşlarının hikayesi ve ben gerçekten çok etkilendim bazı yerlerini yapılan işgencelerini anlattığı bölümleri yüreğim gözlerim dayanmadığından atlayarak gittim. Allahım kimseyi bu şekilde hallere düşürmesin. Okumak isterseniz merak edip tavsiye ederim.

Sinan Akyüz ( AŞK BAŞKA EVDE )  Kitabındanda anlaşılacağı üzere konusu Metresi olan hayatların biraz farklı açıdan anlatımı. Ehh işte bana göre..Şahsi fikrim.

Nil Karaibrahimgil ( KELEBEĞİN HAYAT SIRLARI ) Nilin şarkılarını severim.Hep ilgi çekici bir yapısı olduğunu düşünmüşümdür.Değişik bir tarzı var bana göre. Şarkıları klipleri hep ilgimi çekmiştir. Hem de sözleri allahım nerden bulmuşta uydurmuş ama bunu yapsa yapsa nil yapar dedirten özgür kız. Ve gerçekten çoook güzel kişisel gelişeme dayalı bir kitap yazmış bence iç açıcı öğütlerle dolu bazı sayfalarını tekrar tekrar başa alıp okuduğum kendime uyguladığım bir çok konuya parmak bastığı kendimden bişeyler bulduğum bir kitap olmuş ve inşallah devamı gelir.. Şiddetle tavsiye ederim..

Lüset Kohen Fins (ENGİNAR MEVSİMİ ) Yazın okuduğum akıcı bir kitaptı.Değişik bir hikaye,'' insanoğlunun yaşam boyu verdiği en meşşakkatli sınav, kendi kaderini değiştirmek için verdiği amansız savaştır '' o kadar güzel mesajlar varki hayatla alakalı  okuyun derim..

Şebnem Burcuoğlu ( KOCAN KADAR KONUŞ VE DİRİLİŞ ) Kitaplarını okudum filmlerini seyrettim bire bire aynısı zaten ama gerçekten okurken eğlendiğim kitaplardan biri. Eşim ben güldükçe merak edip sordu Hayırdır diye. Anlatınca o da  güldü. Şeboo sen hep yaz ben hep okurum seni.. Tabiii ki tavsiye ediyorum.

John Green ( KAĞITTAN KENTLER ) John green adamım ya gene güzel bir kitap yazmış hemende filmini yaptılar zaten. Ama aynı tadı almadım desem yeridir. Johnu herzaman tavsiye ederim.

Christy Brown ( Sol Ayağım )  Bu kitap yazarın gerçek yaşam öyküsü.Filmi de çevrilmiş fakat izlemedim. Ama gerçekten tam bir cesaret azim öyküsü, okuyana ilham veriyor. Mutlaka okuyun derim.

Begüm Başoğlu- Ece Erim ( SADE ) Tam benim kafada bir kitap. SADELEŞMEKKKK.Hayatınızdaki aklınıza gelebilecek her konuda fazlalıkları atmanızı tavsiye eden ve bunu nasıl yapacağınızı anlatan bir kitap. Biraz yaşama yardımcı koç gibi bir kitap :))) Tavsiyemdir.


Aşkım Kapışmak ( DOLCEVİTA, CARPE DİEM, KELİMELERLE İYİLEŞ,KALBİN ANAHTARI,BENİ BENİMLE ALDATIRMISIN,KADINLAR SAĞDAN ERKEKLER SOLDAN ) okuduklarımdan bazıları allahım sana geliyorum bu adamın kitaplarına bayılıyorum.Hep yazsın hep konuk olsun hep dinleyelim içimizi aydınlatsın. Lütfen mutlaka okuyun diyebileceğim kitaplar ve bu kitaplar benim yakın arkadaşlarımda dağıtılmış vaziyette..

Ve bugün son olarak Aret Vartanyan ( GERÇEKTEN YAŞIYORMUSUN ) Ben bu kitabı okumadım yazarla karşılıklı konuştuk.Sıkılmadan anlattı bana Aretin üslubuda böyle seninle konuşuyor sohbet ediyor tarzında okuyorsun kitabı.Ben okurken aretle randevum var diye koşa koşa kitabı elime alır okurdum.

EVETTTTT BUGÜNLÜK bu kadarr. Sizde yorumlarınızı tavsiyelerinizi yazın merak ediyorum. İyi akşamlar...

Takipte Kalın..Hoşça Kalın...











Cihangirde büyümek


İyi geceler
İlham geldimi yazmak gerek . Tıpkı yazarlar gibi eee bizde amatör köşe yazarları değilmiyiz ? 

Evett Cihangirrrr 
İstanbul'un asmis semti. fatih sultan mehmet'in oglu cihangir burada yaptirdigi bahcelere gelip, enfes bogaz manzarasini melankolik takilarak seyrettiginden ve oraya cihangir camii'ni yaptirdigindan adi oyle kalmistir.
Tarihçesi böyle olsada kimler geldi kimler geçti.. Benim gibi.. Çocukluğumun ve genç kızlığımın en güzel yılları Cihangirde geçti. Çocukluktanmı yoksa gerçekten havasından mı bilmem herşeyiyle bambaşka bir semt. Gerçekten elit bir yer. Kazancı yokuşuyla başlayan yürüyüş yolumuz küçükken camii sinde kurana gidip camiiyi temizlememizle biten oradan aşağılara kadar indiğinizde en güzel dostluklarımın en harika insanlarıyla donatılan okuluma Namık kemal ilköğretime varırsınız. Akyolun alt tarafında hep fındıklıya inerken okula gelmeden Sofu baba türbesi vardı. Hayatımda gördüğüm ilk türbe olmasından mı nedir hep bana mistik, gizemli ve ürkütücü gelmiştir. 


Okula giderken arkadaşlarla bir pastane vardı. Orada ki usta aynı zamanda sahibi Rum kökenliydi. Bayılırdım adamın poğaçasına ve limonatasına sanırım bir daha öyle bir enfes bir poğaça yemedim. 

Okuljm zaten efsane. Tarihi ile ünlü esrarengiz bir yer işin enteresan tarafı kayınvalidem de aynı okuldan mezun. Ben böyle şeylere inanırım kafa yorarımbiraz neyse bu konuları daha sonra ayrıntılı yazıcağım. 

Mahallemiz çok enteresan bir yerdi. Dönmelerin yer yer bulunduğu içinde çok nezih ailelerinde yaşadığı artistlerin tiyatrocularla beraber kısacası ünlüler ve çocuklarıyla beraber büyüdüğümüz rahat bir semt bizimkisi. 

Komşuluk çok yoktu yani kimse kimseye gidip gelmez. Kim kiminle napar ilgilenmez. Kısacası dedikodu sıfırrrr. Bayramlarda şeker toplamaya giderdik. Bayram harçlıkları öyle ele sıkışmaz zarfa konulurda verilirdi. Yan binamızda bir süheyla ablamız vardı kendisi dönmeydi. Ama inanın ben kadınım diyenden dsha bir kadındı. Evine giderdik ve her gitmemizde kek börek gün gibi hazırlık yapardı. Sanırım ben taa o zamanlardan insanları ayırt etmemeyi ne olursa olsun hor görmemeyi çok şükür öğrenmişim. Bu bana cihangirin hatırasıdır. İnanın bsna kimse öyle olmak istemez. Ama hepsinin belli başlı haklı nedenleri var.
Sokaklarında çok oyun oynamışlığımız vardır. Sokaktan herkes bir şekilde ayrılsa dahi halen daha görüşürüz. 
Bu gecelik bu kadar sizlere daha çok anlatacaklarım var. Hadi iyi geceler..

Takipte kalın. Hoşça kalın...






15 Ocak 2016 Cuma

Hayatta değişiklik için 50 Madde

Slmmm hayırlı CUMALAR 
Sizlere bugün yeni bir haftasonuna girerken hayatımızda değişiklik yapmak ve motive olmak için 50 madde yayınlıyorum umarım beğenir ve uygularsınız. 
Şimdiden Güzelll Güneşli ve en önemlli Huzurlu bir haftasonu dilerim hepinize ...

1. Evinizdeki kağıt yığınlarından kurtulun ve doğaya karşı sorumlu olduğunuzu, kağıtları geri dönüşüm kutularına atarak gösterin.
2. En çok kimi beğeniyorsunuz? Kendinizi gelecekte nasıl bir resmin içine koyuyorsunuz? Kim olmayı arzuluyorsunuz? O zaman kendinizi o kişi gibi görmeye başlayın.
3. Beklenmedik olayların olumlu sonuçlar verebileceğini düşünün. Dalai Lama’nın dediği gibi; “İstediğini elde edememek, bazen harika bir fırsatı doğurabilir, unutma .”
4. Hayran olduğunuz kişilere, şu anda bulundukları konuma nasıl geldiklerini sorun. Onların hikayelerini dikkate alın, tecrübelerini bir yere not edin.
5. Alkol ve sigara ve diğer kötü alışkanlıklarınızı bırakın.
6. Yaşamınızdan olumsuzlukları çıkartın. İstemediğiniz kişiler ve yapmak istemediğiniz meslekten uzak durun. Sizi üzen arkadaşlarınız varsa, kendinizi zorunlu hissedip onlarla görüşmeye devam etmenin hiçbir anlamı yok.
7. Yeni bir güne, yapacaklar listesi ile başlayın. Gün içerisinde yapmanız gerekenleri önceden bilmek, doğru bir yönde programlı bir şekilde ilerlemenizi sağlar.
8. Evinizi dip bucak temizleyin ve zamanı geçmiş ne varsa atın. Tabi sadece eski faturalar değil aynı zamanda eski eşyalarınızdan da, bir hayır kurumuna bağış yaparak kurtulabilirsiniz.
9. Kişisel kayıtlarınız için bir dosyalama sistemi oluşturun.
10. Bütçenizi gözden geçirerek, yalnızca ihtiyacınız olan şeyleri baz alarak, bir yiyecek alışverişi listesi yapın ve markete gidin.
11. Mesleğinizden memnun değil, fakat ne yapmak istediğinizi bilmiyorsanız, bu konuda ki testlere girin. Böylelikle, nelere yatkın olduğunuz ve nelere yeteneğinizin olduğunu anlarsınız.
12. Profesyonel danışmanlardan danışmak istediğiniz konularla ilgili yardım alabilirsiniz. Birçok insan geçmişin ağır yüküyle didişiyor ve onları harekete geçmesini engelleyecek duygusal yoğunlukların üstesinden gelemiyor. Bu gibi durumlarla bir an önce yüzleşin ve uzman yardımıyla yolunuza daha iyi ve sağlıklı bir biçimde devam edin.
13. Dolaplarınızı gözden geçirin ve zamanı geçmiş olanları (ilaçlar, yiyecekler ..vs) çöpe atın.
14. Kendinize tam tahıllı ve düşük kalorili yiyeceklerden oluşan bir diyet planı hazırlayın.
15. Bu diyet planına vitaminleri ekleyin. Vitamin takviyesi bilumum hastalıkların yanı sıra, kanser ve osteoperosise yakalanma riskini azaltır.
16. Dans, bisiklet vs. gibi yapmaktan keyif alacağınız aktivitelerden oluşan bir egzersiz planı oluşturun.
17. Ertelediğiniz randevularınızı gerçekleştirin, özellikle sağlıklı ilgili olanları hemen yerine getirin.
18. Zihinsel egzersizler yapın. Bulmaca, su doku veya diğer kelime oyunları beyninizi daha aktif tutar. Tabi aynı zamanda hoş da vakit geçirebilmenizi sağlar. Yapılan araştırmalar bu gibi egzersizlerin zihinsel yeteneklerin gelişmesinde önemli bir katkısı olduğunu kanıtlamıştır.
19. İlgilendiğiniz herhangi bir konuda blog oluşturun, fikirlerinizi yazın. İnternet çağına ayak uydurun.
20. Bir okuma listesi yapın ve kitap kulübüne üye olun. Bu aynı zamanda, sosyalleşmenize de yardımcı olur.
21. Kendinize vakit ayırın. Amerikalı ünlü gazeteci ve yazar Susan Taylor, şöyle der; “Sessizce durup zaman geçirmek , zihninizin yenilenmesine yardımcı olur.
22. Nefes egzersizleri ve meditasyon yapın. Stresli kişinin, tüm üretim katmanları zarar görür, dolayısıyla işe derin nefesler alarak başlayın.
23. Sözlerinizde ve eylemlerinizde dürüst olun ve ağzınızdan çıkanlarla uyguladıklarınız her zaman birbirini tutsun.
24. Geçmişteki hatalardan ders çıkarın. Hatalar çok fazla tekrarlanmadığı ve öğrenmenin bir parçası olarak görüldüğün zaman, bu uzun vadede sizlere fayda sağlayacaktır.
25. Değerli bir yaşamın parçası olabilmek için, ihtiyacı olanlara yardım edin.
26. Yeni bir dil öğrenin veya hobi edinin.
27. Sizlere ilham verebilecek biyografiler okuyun. Yeni fikirler edinmek için, başkalarının hayatlarını nasıl düzene soktuklarını araştırın, öğrenin.
28. Yabancılarla konuşun. Planlanmamış sohbetler tahmin edemeyeceğiniz kadar ilham verici olabilir. Deneyin.
29. Uzakta yaşayan arkadaşlarınız ve akrabalarınızla tekrar iletişime geçin. Özlem duyduğunuz kişileri aramayı, kesinlikle ertelemeyin.
30. Diş fırçanızı periyodik olarak değiştirin çünkü eskisi bakteri yuvası olmuş olabilir.
31. Daha sık kestirin. Uykusunu almış olan bir kişinin zihni her zaman daha açıktır.
32. Her gün en az 6 bardak su için. Yeterli su tüketen kişinin enerji seviyesi fazla olur.
33. Fotoğraflarınızı düzenleyerek, albümler oluşturun.
34. Sanat aktivitelerini takip edin. Sanat galerilerine gidin, vizyonunuzu geliştirin.
35. Bir hobi bulun ve bunun kulübüne üye olun.
36. Yapmak istediklerinizi bir takvim üzerinde işaretleyin. Gözünüzün önünde görsel bir hatırlatıcı olması, hayatınızı çok kolaylaştıracaktır.
37. Zorunuza giden işleri yapmayı, projeleri tamamlamayı ertelemeyin, hemen bu dakika işe koyulun ve bitirin. Endişelerinizi azaltmış olursunuz.
38. Önceliklerinizin bir listesini yapın ve sizi mutlu edecekleri vakit kaybetmeden hayata geçirin.
39. Dışarıda daha çok vakit geçirin. Doğanın, kafası karışık ve dağınık birini yatıştırmaya ve sağlıklı düşünmesine yardımcı olacak, büyülü bir etkisi vardır.
40. Konferanslara katılın. Bunlar, bilimsel veya başka konularda olabilir. Böylelikle, güncel olayları takip edebilirsiniz.
41. Kaslarınızı gevşetin, kas ve kan dolaşımınızı geliştirmek için, düzenli masaj yaptırın.
42. Gülün. Gülmek için, sizi en çok neşelendiren arkadaşlarınızla takılın veya en çok sevdiğiniz komedi filmlerini izleyin. Gülmek de bir çeşit spordur ve insan ömrünü uzattığı kanıtlanmıştır.
43. Gün içinde işinize biraz mola verin ve sadece durun, hiçbir şey yapmayın, bu şekilde zihninizi rahatlatmış olursunuz.
44. Daha fazla tatil yapabilmek için gerekenleri yapın.
45. Eğlenceler düzenlemek için yeni fikirler edinin. Eviniz de ya da dilediğiniz bir yerde partiler ve organizasyonlar yapın.
46. Giysi dolaplarınızı düzenleyin, giymediklerinizi muhtaç olanlara bağışlayın.
47. Şu anda yaşayın, geçmişte değil. Adı üzerinde geçmiş geçmiştir. Her anınızdan keyif almaya, önünüze bakarak yaşamaya çalışın.
48. Geçmişteki hatalardan ders alın.
49. Arabanızın muayenesini yaptırmayı ihmal etmeyin. Acil durumlarda arabanızın eksik evrakları, başınıza iş açabilir.


50. Evinizle ilgili tamiratlar için bütçe planlaması yapın

Takipte kalın. Hoşça kalın...

13 Ocak 2016 Çarşamba

Koşun kızlar koşun indirim var FLORMARDAAA :))




Flormar mağazalarında %70 indirim var...

Slm kızlar dün akşam her zamanki gibi istiklal caddesinden yürüyerek evin yolunu tutmuştum. Tam artık mağazaları geçiyordum ki allahım bir de ne göreyim indirim Flormar'da..sonra dedim ki amann bunlarda hep indirim yapıyor zaten. Aaa hemde %70 indirimi görünce dayanamadım attım kendimi içeriye :)))

 Satış temsilcisi arkadaş benim gibi sarışın hoşgeldiniz dedi. Tabii hemen bana uygun renkleri göstermeye başladı. Zaten ben bir kere girmişim hiç elim boşta çıkarmıyım. Çok beğendiğim farları vardı. bende yeşil rengi olan onun hemen iki rengini aldım ve bugün denedim. tabii sizlere de bir swatchlarını hemen resimlerini koyuyorum. Gerçekten başarılı buluyorum flormarı bence sizde bir gidip göz atın. almak istedikleriniz varsa indirim bitmeden ve tükenmeden yetişin derim. hiçbir şey almazsanız dener dener gözünüzü doyurursunuz.



mono eye shadow 02 numara satin grey  far 
long wearing lipstick  L17 numara ruj yapısı mat nude tonlarında ve gerçekten bu ikisi makyajda uyumu yakaladı diye düşünüyorum. 

diğerlerini denedikçe resimlerini koyacağım bloga..

Takipte kalın. Hoşça kalın...